Yüz felcinde erken teşhis tedavi talihini artırıyor

İSTANBUL (İGFA) – Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. K. Ali Rahimi, yüz felci hakkında bilgi verdi.

Yüz felcinin, yüzün kaslarını hareket ettiren sinirin (facial sinir) iletiminin durması ve kasları hareket ettirmemesiyle oluşan bir hastalık olduğunu dile getiren Rahimi, “Yüz siniri motor dalları beyinden çıktıktan sonra kulak kemiği (temporal kemik) içinde dar bir kanaldan ilerler, bu kanaldan çıktıktan sonra yanaktaki tükürük bezesinin içine girip çeşitli dallarla yüzümüzdeki mimikleri oluşturan kasları hareket ettirir. Özellikle dar kanalın içinden geçerken herhangi bir ödemle karşılaştığında sinirin iletimi kesilir ve kasları hareket ettiremez buna yüz felci denir.” diye anlattı.

AZ BİR ORANDA KALICI YÜZ FELCİ OLABİLİR

Ancak tükürük bezi ameliyatları ve çeşitli kafa travmalarında da bu sinirin bazı kısımlarının kesilebildiğini ve iletimin durarak o bölgenin mimik kaslarının çalışmadığını ve o tarafta yüz hareketlerinin asimetrik olduğunu kaydeden Rahimi, “Yüz felçlerinin içinde en çok bells palsi dediğimiz kemik içindeki ödeme bağlı felçleri görürüz. Bu felçler büyük oranda kendi kendilerine düzeldiği gibi, az bir oranda da olsa düzelmeyebilir ve kalıcı yüz felci bırakır. Yüzde asimetri ve estetik olarak şekil bozukluğu meydana gelir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında hiç zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı.” dedi.

FELCİN NEREDEN KAYNAKLANDIĞI TEDAVİYE DE YÖN VERİYOR

Rahimi, hastada ilk önce bakılacak şeyin ‘Bu felcin santral (beyinde) veya periferik (sinir trasesi) boyunca oluşmuş bir hastalık olup olmadığı’ konusu olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“Bu ayrım bizim için çok önemlidir, çünkü tedavide yönümüzü belirler. Doktorun ikinci bakacağı şey aynı tarafta kulakta enfeksiyon kolestatoma veya fraktür olup olmadığıdır. Tükürük bezi kitleleri ameliyatları, kesileri olup olmadığı tedavi şeklimizi değiştirir. Göz kapağı siniri facial sinirinin bir dalıdır, yüz felcinde gözün kapanmaması göz enfeksiyonlarına yol açabileceği için önem arz eder. Tedaviye mümkün olduğu kadar erken başlamamız her şekilde başarımızı artırır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir